Kim ki bu ?

Beriki Oteki Kapa Kapa
bir blogcuda tip önemli :p

Ne yaptım?

07.09.1991 de Dünya’ya düştüm. Tek sayıların adamıyım. Sonradan öğrendim ki oraya Eskişehir denirmiş. Ben kendini göremesemde bana dedemin adını yani İsmail i layık görmüşler. Çok beğenmesemde isim isimdir atsan ataman satsan sataman. 96 yılında beni kreşe verdiler. Güzel mekandı ( öğle uykusu vardı daha ne olsun, ye iç uyu (: Bir sene sonra Milli Zafer Anaokulu‘na ordan Milli Zafer İlkokulu‘na geçtim. Ben 2. sınıfa geçtiğim yıl, zorunlu eğitim 8 yıla çıktı. İlkokuldan İlköğretim olduk yani. 5. sınıfa kadar Milli Zafer İ.Ö.O de okudum. Fena bir öğrenci sayılmazdım. Hatta 5. sınıfta 23 Nisan törenlerinde şiir bile okumuştum.

6. sınıfta Atayurt’a geçtim.) Benim için o dönem çok korkutucuydu. Bu özel okulların öğrencisinden , öğretmeninden korkuyordum. Gitmek istemedim tabi ama emir demiri keser dedim başladım. İyiki de başlamışım. 6 ve 7 hızlı geçti. 8. sınıf haliyle “sancılı” geçti. Ikın ıkın bitmedi. Bulanti, kusma ve baş dönmesi şikayetleriyle bitirdiğim 8. sınıf sonunda 2005 OKS sistemi sayesinde Özel Atayurt Fen Lisesi‘ni kazandım. (48 kontenjanlı okula 47. girdim.) 9,10,11 derken 12 geldide geçiyor.

Sanalda ne yaptım?

Windows 98 zamanlarındaydı. Bir mağara adamı vardı, space ile dağa taşa vurup, et falan çıkaryodun, 2 boyutlu bir dos oyunuydu birde price vardı ama ben onu beğenmemiştim oynamadım. Tabi bunların hepsini teyzemlerde veya bilimum akraba çevresinde yaptım daha o yıllar ( ve çook sonralar) bizim eve bilgisayar girmedi.

3 boyutlu oyunlarla ilk tanışmam ise “Kantır bir nokta üç” ile oldu. Pis Kantır, Fifa, Age of, Half Life ile sanal almem bodoslama girdim. İnternetle sadece oyunalrını hileleri konusunda işim olurdu. ( Mesela o zman trgamer.com dan half-life şifrelerine bakardım, o günden bu güne aynı sitenin tasarım, renkleri bile aynı bea! ) Sonralardan CM, GTA gibi oyunlarda türedi, ben bunlarıda oynadım. Bol bol her oyunu alan birisi değildim ama aldığım oyunu aylarca oynardım. Mesela CM 4 ü uzun bir süre oynadım. Bunun bir sebebide pc min çağa ayak uyduramamasıydı.GTA Vice City çıktı gittim aldım, oyunun yüklmesi bile 2 saat sürdü. Oyunu açtığımda ise resim resim gidiyodu, ama nedense sisli hava şifresini yazınca oyun biraz daha az kasıyodu. 40 yıl başı alınan ram ve ekran kartı takviyeleriyle o pc yi 3 yıl boyunca internetsiz kullandım.

9. sınıfta ise acayip bişey oldu. Adsl bağlattık. Herkes çatır çatır telefonu meşgul etmeyen adslin keyfini çıkarıyordu. Bense hala cm oynuyordum. Adım internetsiz cmciye çıkmıştı. Mahalle Baskısı nedir işte o zaman anladım. Sonunda Eylül 2005 de babamı ikna ettim. O dönem kampanya vardı. İlk ay ücretsiz ve kurulum bedava deniyordu. İlk ay ücretsiz dedikleri harbi ücretsiz ama kotayı aşarsan aştığın miktar ertesi ay takır diye giriyordu, bedava kurulum ise kurulum sırasında takılan 2 liralık ethernet kart dahil değildi. ( Hiç değilse yanlarında getirmişler lazım olur diye, “ethernet yoksa bağlayamayız alınca arayın” demediler ) En ucuz olanda yani 256 kb/s 3 GB kotalıda karar kıldım. 3 Gb kotalı aldım ama hiçbir zaman o kota 4-5 gb dan aşağıya inmedi.

Madem pc oyunları çalıştımıyor bende internette gezinirim dedim. O dönemde Teknoloji Televizyonu vardı ( şimdiki TNT ) Bir, bir buçuk sene orda ” takıldım” ordaki nickim bobby_generic idi. Aslında bobby_generic nickinin 6-7 yıllık bir geçmişi vardır. 2006 Mart gibi ise Silkroad Online oynaya başladım. Hala daha oynarım, bırakamıyorum meredi. Nisan 2008 itibariyle de her ay 60 ytl fatura ödemekten sıkıldım ve sınırsız adsl e geçtim. O günden beri geliştirdiğim ufak bir film ve dizi arşivim var. Aynı zamanda Mart 2003 den beride aylık dergi, 8. sınıftan beride haftalık Penguen dergisini alıyorum. Flash, Css, Html, Php hiç anlamam.Anca edit/copy/paste olayından anlarım. Az biraz Photoshop bilirim. Signature yaparım kendi halimde.

Ne izlerim?

Memleketimizde çocuklar özellikle gençler belli bir yaştan sonra sadece bir takım şeyleri izleyerek adam olmaya çalışıyor. Mesela yabancı diziler izlemek gibi. Yoldan geçen herhangi bir genci çevirin (özellike tiki olmasına dikkat edin ) hangi dizileri izliyorsun sorusuna %88 i “türk dizisi izlemiyorum ama cnbc-e den bi kaç dizi takip ediyorum” olur. Bende onlara uydum efendim. Öncelikle her türk genci gibi Lost’umu aksatmadan alıyorum. “Bi oturuşta 10 bölüm izliyorum” cular değilim, hangi diziyi izlersem izleyeyim 2. bölümden sonra izleyemiyorum. Çok sıkıyor. Mesela Prison Break 2. sezon da böyle oldu. Süper heyecanlıydı belki ama ben sıkıldım 2 bölümden sonra ertesi gün devam ettim. İşte böyle içine edilecesi bir dizi kültürüm var. Onun dışında bizim evde kablo tv den başka bir şe olmadığı için Cnbc-e den bir kaç dizi izliyorum. İzliyorum dediysem, rastgelince, izlesemde olurr, izlemesemde. Nasıl olsa sonradan tüm sezonu indirir bi ara izlerim :p

Nerden çıktı bu blog?

Arşivi çok severim. Eski defterleri açmaya bayılırım. Geçenlerde MSN Space’imde bir yazı gördüm, tabiki ben yazmıştım ama neden yazdığımı hatırlamayadım. Yazı 06.06.06 tarihi - şu şeytan yer yüzüne gelecek dedikleri tarih- ile ilgiliydi. ” Hani lan 06.06.06 da dünyanın sonu gelecekti, hani bişey olmadı” gibisinden 2 cümle bir şeydi. Sonradan farkettim ki space i ocak2006 da açmışım -ama teması bile o günden kalma, arşivlemek için attığım resimlerden başka birşey yok spacede.- “2006 dan beri izlediğim kitapları, izlediğim filmleri yazsaydım amma arşiv olurdu ha” dedim, sadece kitap ve film değil, spor( dünya kupası mesela), gündem ( 22 temmuz seçimleri, daha çok çok var ), boş boş gezerken dahi çarptığım emo nun ağlamaklı halini, karşılaştığım arkadaşımlarımı, yanından geçtiğim dilencinin yalvarma edebiyatını neden yazmıyorum ki dedim. Beyn tarzında yok bakkala gittim şunu aldım, yok şu saatte uyandım gibi yazılara hiçbir zaman ısınamadım.

Neden SessizSakin ?

Bu benim öğretmenlerim arasındaki “etiketim”. Her veli toplantısında babama söylenen cümle ” sessiz sakin, uslu bir çocuk yaramaz değil, çok memnunum. Hala biraz öyleyim galiba. Çoğu zman tanıştığım insanların ilk tanımı hiç gonuşmuyon lan sende oldu. Ne diyim lan ? Küfür ediyim? Konuşana değil konuşturana bakmak lazım. “Söz gümüşse, sükut altındır” felsefem olmuş yani. Ama öyle anlar oluyorki bir bakıyorum etrafdakilerin suratları “sussada gitsek, amma gonuştun aq, bi sus be” tarzında ifadeler almış oluyor. Bu “öyle anlar” son zamanlarda sıklaştı. Güçlerimi kaybediyorum ulen !

Neden böyle uzun yazdım?

Öyle iki satır “şurda doğdum, şurda okudum, hobilerim şu şu şu, pıt” bitti o ne lan? Hobiler ise “bilgisayar, internet, oyunlar, css, html ,php, blog yazmak” sırayla mı yapıyosun karışık mı? İşte bunu sevmiyorum.

Çekinme yorumla...

XHTML:Bu etiketleri kullanabilirsin:

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>